19 Aralık 2008 Cuma

Kömür ve elmas… (Andy warhol ile kehribar tesbih arasındaki 7 fark)

Temelinde maddenin en küçük yapı birimi atomdur, ama o küçük parçayı oluşturan daha küçük parçalarda vardır ki bunlar proton, nötron ve elektronlardır. Bununla da kalmaz bu parçaları oluşturan daha küçük zerrecikler var ki bu ancak ultrasonik mikroskoplarla görülür. İş bu kadarla bitmez onu da oluşturan daha küçük elektrik fırtınalarında savrulan zerrecikler vardır. Bütün bunları birleştirdiğimizde maddenin en küçük yapı taşı sanki bir düşünceyi andırır. İşte maddeyi anlamlandıran bu yaratış gibi içimde durmaksızın dövünen yaratım ve paylaşım düşüncesi benim varlığımın yapı taşı haline geldi. Küçükten beri resimle ve sanatla ilgileniyorum demi cem, diyemiyorum da zaten… Benim zaman mekân anlayışımı aşan beni ve kâinatı içine alan insanlıkla beraber var olan sanatın ilahı bir nasip ile sadece küçük bir hayranıyım ve icra etmeye çalışıyorum.

İnsanlar bazı duyguları birbirine karıştırabilir bu olağandır aynı mesafeden bakıldığında bütün kentler aynıdır. Bir nokta… Tembellik ile sabır, korku ile kabullenmek, inat ile onur… Hassas bir kalpten yoksun bir şekilde bakıldığında birbirlerine karıştırılacak kadar benzeyen bu olgular aslında birbirinden fersah fersah uzak ve ayrıdırlar. Temellerindeki ham benzerlik bu olguları yakınmış gibi gösterir. Oysa nasıl olur ulvi bir sabırla vehim dolu bir tembellik nasıl birbirine benzer. Aynı durum elmas ve kömür içinde geçerlidir. Sadece erbabı olmuş usta bir zevk nadide bir elması işleyebilirken, kömür kazmayla kürekle ve çala kaşık dünyaya getirilir. Oysa ikisi de korbondur, ikisi de sağ ve sol el gibidir. Nedir elması bir kömürken nadideleştiren? Toprak altında ilahı kuytusunda sabırla bekleyen bir nasip gibi milyonlarca sene dönüşmeyi, ehlileşmeyi olmayı bekler elmas... Olana kadar şakakları gerilir sabrın sonlarına gelir içindeki kömür karasının elmas berraklığına dönüşmesinin zorluklarına aldırmadan kendini yenilemeye durmaksızın devam eder.

Bende bir kömür parçası gibi size geldim ve bir elmas olmanın zorluklarına katlanmaya hazır olarak… En deli fırtınaları kaldırabilmek cesaret kadar bilgide ister bilgi ise bir elmas gibi ustasından ve konusunda artık erbaplaşmış kişilerden alınmalıdır. Cahilin basireti âlimin kerametini geçermiş sözü burada önem kazanıyor. Benim gibi daha yolun ilk adımlarını atmış genç bir sanatçının saygı ve sabır ile eğitimini artırması ustalardan gıpta ile feyz alması ve kömür karalığından elmas berraklığına yönelmesi gerekiyor. Bilgiyi öğretmenin ötesinde onu kullanmasını ve yeni bilgiler ulaşılmasını en önemlisi bir sanatçı için bu öğrendiği bilgilerle içinden gelen katıksız yaratıcılığı ve ilhamı birleştirip eserini insanlara sunmasını sağlamak günümüzde sanat erbabı olmaya namzet sanatçı adayları gençlere lazım olan en önemli düsturdur.

Saygılarımla

Onur Yanık

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder